Kadınların Spor Dünyasında Yıllardır Verdiği Azim Dolu Mücadele
SporCard

Kadınların Spor Dünyasında Yıllardır Verdiği Azim Dolu Mücadele

Futbolun ilk olarak kadınların yaygın olarak oynadığı ve bol izleyicili efsanevi maçlara imza atılan bir spor dalı olduğunu biliyor muydunuz?

Kadınlar Spora İlgisiz mi?

Bir zamanlar kadınların oynadığı futbol maçları erkek futbol maçlarından çok daha büyük kalabalıkları çekiyordu!

Bu oran bazen 50. 000 kişilik bir farka denk geliyordu. 1917’de yıl başında İngiltere’de yapılan bir maçta kadın futbol takımlarını tam 10,000 seyirci izledi.

1920’de Avusturalya’da 53.000 kişilik bir kalabalık ve binlerce fan grubu, kadın futbolcular için tezahürat yapıyordu. Erkek takımların Avusturalya’da o sezonda en yüksek maç katılımı 39.000 idi.

Kadınların futbol sporundaki popülaritesinin devam etmemesinin sebebi ise 1921’de federasyonun aldığı karara dayanıyor maalesef.

“Her şeyden önce, kurban değil, hayatının kahramanı ol.” —Nora Ephron

21. yüzyılda günlük hayatımızda birçok işi otomatize etmiş ve kol gücü ile yapılan onlarca işi  robotlarla yapıyorken, ilerleme söz konusu olduğunda yolun ta başında olduğumuz bir mevzu hala önemini koruyor: Cinsiyet eşitliği.

Kadınlar şimdilerde hem sanal hem de fiziksel mecralarda sosyal haklarını arıyor ve talep ediyor olsalar da, gerçek şu ki toplumda saygın bir yer alana kadar büyük zorluklar çekebiliyorlar. Medyada sık sık karşımıza çıkan üzücü haberler de bu durumu özetleyen nitelikte. Bu durum spor endüstrisi söz konusu olduğunda da ciddiyetini korumaya devam ediyor. Çok uzun yıllar boyunca erkek egemen dalların başında gelen spor ‘kadınların zaten spora pek ilgi duymadığı’ gerekçesiyle iyice arka plana atılan bir konu halini alıyor.

Kadın Sporcuları En Çok Zorlayan Şey

Kadın sporcuların yüzleşmesi gereken ilk zorluk, erkek meslektaşlarına verilenin yarısından veya yarısından da azı kadar bütçe desteği sağlanması. Hangi spor olursa olsun, erkek ve kadın sporcuların gelirleri arasında büyük tutarsızlıklar bulunuyor. Yarışmalarda dağıtılan para ödülleri için bile bazen durum böyle olabiliyor.

Başta bahsettiğimiz spor dalına yani futbola dönecek olursak. FIFA Dünya Kupası (erkek) kazananları için para ödülünü 2016 yılında yaklaşık 35-50 milyon dolar arasında tutarken, Kadınlar FIFA Dünya Kupası kazananları için para ödülü yaklaşık 2 milyon dolardı. Kadınlar, asgari seviyede bir tutar almazken, erkek ekibin yaklaşık 33 milyon dolar daha fazla aldığını anlamak için yıldız bir matematikçi olmamıza gerek yok.

Medyada Kadın Sporcular

İkinci sırada önem taşıyan zorlayıcı nokta ise medyadaki temsil ile ilgili sorunlardır. Neredeyse her ülkede erkek sporcuların isimleri gazete haberlerinde sık sık yer alırken, kadın sporcular ise çok büyük başarılar sergilediklerinde gazete sütunlarında yer alabiliyorlar. Medyada erkek basket, futbol vb. takımlarının sporcularının isimlerini sık sık işitiyor, spor ile ilgili olmayan konularda bile hayatlarına dair bilgiler alabiliyoruz. Kadın sporcular ise medyada yer almak şöyle dursun, en büyük başarılarında bile çok kısa bir haberle geçiştirilebiliyorlar. Size dünyadan spor camiasından da örnekler verelim.

Medyada yer alan bir olay: Rio Olimpiyatları’nda 100 metre koşan ilk Hintli kadın olan Dutee Chand’a yapılan aşağılamayı hiç duydunuz mu? Anonim bir dedikodu ile hareket eden spor yetkilileri, onu bir kadının vücudunun Uluslararası Atletizm Federasyonları Birliği (IAAF) kuralları uyarınca kabul edilenden daha fazla testosteron ürettiği gerekçesi ile Dute Chand’ı hiperandrojenizm için teste tabi tuttu. Dünya aniden başarılı sporcunun cinsiyet kimliğini sorgulamaya başladı. Ancak Dutee, İsviçre Spor Tahkim Mahkemesi’ndeki IAAF düzenlemelerine itiraz etti ve mücadelesini hukuğa taşıdı.

Kadınların sporda nesneleştirilmesine de birçok örnek verilebilir; 2004’te Sepp Blatter, kadınların spora ‘estetik bir değer’ eklemek için ‘daha kadınsı kıyafetler’  giymeleri gerektiğini önerdi. “Kadınların voleybolda olduğu gibi daha kadınsı kıyafetlerle oynamasına izin ver. Mesela daha dar şortları olabilir.” Bu açıklamalar medyada yer aldı ve sporcu kadınların amacı estetik değer yaratmak olarak lanse edildi.

Ülkemizde de buna benzer örnekler verebilir miyiz? Tabii ki hem de binlerce… Sadece sporda değil sokakta yürürken dahi iki cinsiyetin hala eşit olmadığını maalesef ana haber bültenlerinde her yıl izliyoruz. Kadınların hem sporda hem de günlük hayatlarında bu derece mücadele etmelerine lüzum olmadığı bir toplum umarız ki gerçekleşir. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun!

SporCard

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.